Untitled Document
 
www.yaklasansaat.com







 

 

YS KİTAPLARI

YS KİTAP SERİSİ 1 YS KİTAP SERİSİ 2

SUNUM

İnsanoğlunun üzerinde yaşadığı Dünya (Arz), Güneş Sistemi'nin "sayısı tartışılan gezegenler"inden bir tanesidir. Mars dâhil, diğer gezegenlere baktığınızda, onların çıplak olduğunu görürsünüz. Ya da bu gezegenler, bir zamanlar yaşama "elverişli-sulu ve atmosferli" iken, sonradan ıssız birer çöl mü oldular? Yakıcı ve dondurucu çöl..

Bu gezegenlerin canlıları-yaşayanları kimlerdi, bilmiyoruz. Özellikle Mars'ın, daha yakın bir zamanda uğradığı felaketle; sanki Nuh Tufanı ile çölleştiğini sanırsınız. Sanki asteroid veya kuyruklu yıldız saldırısına uğramış ve yaşam kaynakları  kurumuş.. Bunları çok kesin olarak bilmiyoruz. Mars'da bir zamanlar su bulunduğu; dolayısıyla, bizim gibi olmasa da, önceden bir canlı yaşam olduğu bugün kesinleşmiştir. Nitekim, bu gezegende suyun varlığının kesinleşmesi, Mars'da bir zamanlar yaşam olduğunun bir kanıtıdır.  

Üzerinde yaşadığımız Dünya, Güneş Sistemi'nin gezegenlerinden bir gezegendir ve hem de yaşamın devam ettiği son gezegen… Zira, şu ana kadar yıldız sistemlerinde ve yakın galaksiler kümesinde yapılan araştırmalarda birçok gezegen keşfedildi, ancak hiçbirisi Dünya gibi değil. Astrofizikçilerin, uzay bilimcilerin, Dünya gibi atmosferli, sulu ve yaşam dolu "Dünya cenneti bir gezegen" bulunabileceği beklentisine karşın bizim umudumuz yok denecek kadar azdır.

İnsanoğlu,
üzerinde yaşadığı bu güzelim ''yeşil gezegeni'', kendisini ve emellerini ilahlaştırarak adeta yok etmeye çalışmakta; bindiği dalı keserek, kendisine ve geleceğine ihanet etmektedir. Dünya cennetini, Mars'a dönüştürmek için, arzuları peşinden koşmakta; gözünün önünde duran ölü gezegenlerden ve "Dünya'nın geçmiş tarihinden" dersler çıkarmayı hırslarına kurban etmektedir. 

Diğer taraftan üzerinde yaşadığımız, her türlü nimetlerinden ve güzelliklerinden yararlandığımız Dünya'yı, yeterince tanıdığımız söylenemez. Dünya atmosferinin oluşumunu ve iklim değişimlerini, yerkürenin kıtalarını-katmanlarını ve değişimlerini; depremlerini, volkanik hareketlerini, manyetik alanlarını-kutuplarını, Güneş patlamalarını ve etkilerini, ne kadar biliyoruz?

Dünya'
nın su kaynaklarını, Dünya dışı su kaynaklarını, kuyruklu yıldız - asteroid kaynaklarını ve tehditlerini, çok iyi bildiğimiz söylenemez. Dünya'nın çekirdeğinde neler olup bittiğini ve Dünya'nın geçmişini çok iyi bildiğimiz söylenemez. Bugünün baş döndürücü hızla ilerleyen bilim çağına rağmen, bilmemiz gerekenin çok azını biliyoruz.

2005 yılı ortalarında yayın hayatına amatör bir ruhla başlayan "yaklasansaat.com" bugün 2011 yılı itibariyle olgunluk-ustalık ve adanmışlık ruhuyla yayınını sürdürmekte; tüm alanlardaki bilimsel araştırmalarını kitaba çevirmenin heyecanını yaşamaktadır.

Bugün insanlık, olumlu ve olumsuz tüm gelişmelerde maksimum ve minimum çizmekte; bir taraftan bilim-teknolojide zirveye tırmanırken, diğer taraftan ahlaki çürümenin ve şeytanlaşmanın en derin çukuruna yuvarlanmaktadır.

Özellikle pozitif ilimlerde kaydedilen ilerlemeler; matematiğin bütün ilimlerin bir metodu haline gelmesi; bilgisayar teknolojisinin ve işletim sistemlerinin şaşırtıcı hızı, muazzam gelişmelere yol açmaktadır. Yıllarca çözülemeyecek "bir problem veya işin" birkaç saniyede sonuçlandırılabilmesi, bu teknik ilerleme temposuna korkunç hız katmış bulunuyor. Bütün; matematik, fizik, astrofizik, kimya, mühendislik, fizyoloji, biyoloji, tıp, vb. alanlarda, ilmi ve teknolojik gelişmeler, göz kamaştırıcı hızla devam etmektedir. Biyomedikal, robot teknoloji, nano teknoloji vb. çağın yeni teknolojik gelişmeleri de, yakın gelecekte daha yaygın uygulama alanları bulacaktır. Pozitif bilimlerdeki gelişmeler ve teknolojik uygulamalar, böylece dev adımlarla ilerlemektedir.

Canlılar, hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar; insanın gen haritasının çıkarılması, hücre üzerindeki çalışmalar, organ geliştirmeye ve tedaviye yönelik kök hücre çalışmaları ve başka alanlardaki çalışmalar, bir taraftan insanoğlunu cennetin kapılarına yaklaştırırken; diğer yandan "ölümsüzlük", "mükemmel insan" hayallerine sevk etmekte ve "insanı tanrılaştırma şeytani yalanları"nın tuzağına düşürmektedir.

Uzay çalışmaları ve uzay teknolojisi, makine, elektrik-elektronik ve bilgisayar teknolojisi, her gün yeni buluşlar ve keşiflerle adeta göz kamaştırıyor. Bir taraftan yeni enerji kaynakları; Güneş ve rüzgâr enerjileri, hidrojenin enerjiye dönüştürülmesi ve sanayi atıklarının dönüşümü yahut atıksız enerji çabaları, bu cennete uzanan merdivenin basamaklarını yükseltirken; diğer yandan, şeytanlaşan hegomanlar, Dünya'nın kaynaklarını talan ediyor, hırs ve kibirleriyle insanlığı ateşe veriyor, Dünya'nın iklimini ve yaşamını alt-üst edecek eylemlerden geri durmuyor.

İnsanoğlu, ilim ve teknoloji ile mikro ve makro evrenin derinliklerine inip karmaşıklığı çözmeye çalışırken, diğer taraftan insanlığı; yani kendisini kavrama ve problemlerini çözmede acz ve cehalet içinde yüzüyor. İnsanlık, varlığının amacından uzaklaşmış; dünya yaşamını ve değerlerini kutsayarak amaç haline getirmiş; fıtratını azami derecede bozarak; “ahlaki ve nefsi çürümüşlüğün çukuru”na yuvarlanmıştır.

Öyle ki büyük dinlerin mensupları, dinciler, ahlakçılar; sözde "Ahiret"e ve "Hesap Günü"ne inananların büyük bir kısmı bile, dünya hırsının esiri olup; menfaatçi, yalancı, dolancı, soyguncu ve şeytanların oyuncağı olmuşlardır. Bugün ahlaki çürümüşlük, şeytanlaşma, başkalarını sömürme, kandırma-saptırma; cinnet, ruhsal-zihinsel sakatlıklar, bedeni-cinsel çılgınlıklar, kaos-katliam ve tüm boyutlardaki çürümüşlük, "grafiğinin en derin çukuru"nu çizmektedir…

Böyle bir dünyada yayıncılığın, internetin; nasıl bir propaganda ve beyin kontrolü aracı olacağı gayet açıktır. Bir taraftan "pozitif bilgi" hızla artar ve yayılırken; diğer yandan "negatif bilgi"; internet kültürü, bilgi kirliliği, şeytani aldatma ve yanıltmalar; evrensel İblis kökenli New Age (Yeni Çağ) tarikatları ve kültürü, insanlığı ahtapot gibi sarmaktadır. Özellikle negatif anlamda "internet kültürü"; olumlu cüzi faydalarının yanında, insan ruhunu ve fıtratını öldüren zehirleriyle; ferdi ve toplumsal bunalımları, cinneti, bencilleşmeyi, cinsel sapkınlıkları, vampirleşmeyi, amaçsız isyan ve asileşmeyi, "küresel İblis-Deccal devriminin ölümcül sonuçları"nı hazırlamaktadır.

"Bilgi kirliliği"; tüm gerçek kırıntılarını, alevli rüzgarında savurmakta; insanlık, özellikle gençlik, "gerçeğin ışık kırıntıları"ndan bile mahrum olmakta; ışıksız, fenersiz ve fersiz kalmakta; düşmanın karşısında teslim olmaya can atan "iradesizler ordusu"nu andırmaktadır.

İşte böyle bir zamanda ve çağda "yaklaşansaat.com", Sonsuz Yüce'nin nuru olan "Kur'an'ın Işığı"nı karanlığa tutmuş; "gerçek bilgi"nin, ilmin, "fıtrat"ın ve "doğru"nun yansıtıcısı olmuş; zulumatı (karanlığı) yarıp geçmiştir. Amatör bir ruhla ve adanmışlıkla yoluna devam eden "Sitemiz"; bugün dünyayı bu hale getiren "hegemonlar"ın arkasında duran "İblis ve ordusu"na doğrudan savaş açmıştır. Bu savaş; Sonsuz Yüce Rabb'imizin yardımı ve lütfuyla "Yaklaşan Saat"in sonuna kadar devam edecektir.

"Hegemon güçler"in bilinçli olarak geliştirdiği bu "Gerçek"le "Batıl"ı alt-üst eden "enigmatik şeytani çağın zihinsel kaosu"nda; "yaklaşansaat.com", Gerçek İslam'ın, insanlığın-fıtratın, ilmin ve ilmi araştırmaların adresi ve sesi olmuştur. Yaklaşansaat Sitesi, gerçeğe susamışların, kirli bilgi ve propagandalardan arınmak isteyenlerin ışığı ve yol göstericisi olmuştur ve olmaya da devam edecektir.

"Yaklaşansaat Yönetimi"; sitedeki "BİLİM VE TEKNOLOJİ" yazımızda dile getirdiğimiz "ilmi çalışmanın prensipleri"ne sıkı bir şekilde sadık kalmıştır. "Yaklaşansaat"in; evrene, Dünya'ya, hayata ve ilme bakışı, şüphesiz Kur'an merkezlidir. Pozitif ilmin keşiflerini, araştırmalarını, verilerini ve sonuçlarını yakından izlemeyi ve "Kur'an ışığı"nı bu veriler uzayına tutmayı, temel prensip edinmiştir. Bu nedenledir ki birçok okuyucumuz bizi, bir yüksek okul, üniversite, bilimsel bir araştırma kurumu olarak algılamış ve bizimle iletişime geçmiştir. Sonuç olarak Sitemiz, hemen her alanda en ciddi araştırmalara imza atmış, adeta evren ve içindekiler alanında; en temel konulara Kur'an merkezli ışık tutmuştur.

İşte bu nedenledir ki, sitemizin bu araştırmalarının kitap olarak yayınlanması fikri haklı olarak ortaya atılmış ve tüm araştırmaların seri halinde kitaplaştırılması görüşü kabul görmüştür. Burada amaç, bu ilmin ve bilgi birikiminin kaybolmadan gelecek kuşaklara aktarılmasıdır. Yaklaşan Saat'de çağdaş teknolojinin ve internet teknolojisinin ne olacağı meçhuldür. Hatta çağın teknolojisinin tamamen yok olacağı ve insanlığın "kara saban"a döneceği görüşü bizce muhtemeldir.

Bu nedenledir ki Yaklaşansaat Sitesi'nce  yapılan Kur'an merkezli ilmi araştırmaların; kayda geçmesi, tarihe not düşmesi amacımızdır. Yoksa ne Sitemiz aracılığıyla ne de yayınlanacak kitaplardan para kazanmak, bizim amacımız olamaz. İslam'ın bu konudaki temel prensibi, peygamberlerin diliyle Kur'an'ın şu sözüdür: "Ben sizden bir ücret istemiyorum, benim ücretim Allah'tandır." Biz yine bilmekteyiz ki tarihler boyunca "İslam Dini"nin bozularak "şirk" dinine dönüşmesi ve "aracı din sınıfı"nın ortaya çıkmasında, bu prensibin örtülmesi çok önemli rol oynamıştır.

Sonuç olarak Yaklaşansaat'teki araştırmalar, bu prensipler çerçevesinde kitap haline getirilerek basılacaktır. Böylece "DÜNYAMIZ: 1-2" ile başlayan Yaklaşansaat Kitap serisi sırayla neşredilmeye devam edecektir.

 



Untitled Document
ys@yaklasansaat.com

ana sayfa| evren| gezegenler| dünyamiz| dinler| eski kavimler| cin-şeytanlar| haberler| yorum-analiz| videolar
site haritası| iletişim| forum| ys kitapları

Bu sitedeki yazı, resim ve dökümanlar, kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.